“İslâm” kelimesinin anlamı
Arapça İslâm kelimesi silm (selm) kökünden gelir. Bu kök sözlükte kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak ve barış yapmak gibi anlamlar taşır.1 Müslüman, bir olan Allah’a teslim olan kimsedir.
İslâm’a göre Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberler aynı inancı, Allah’ın birliğini tebliğ etmiştir. Bu yüzden İslâm kendini yeni bir din olarak görmez.1 Kur’an’da bu husus şöyle bildirilir.
Senden önce hiçbir Rasûl göndermedik ki ona: “Benden başka İlâh yoktur; şu halde bana kulluk edin” diye vahyetmiş olmayalım.
(Enbiyâ sûresi, 21/25)2
Allah’ın birliği
İslâm’ın temeli tevhiddir. Tevhid, Allah’ın zâtında, sıfatlarında ve mâbud oluşunda bir ve tek olduğunu akılla ve kalple kabul etmektir.3 Tevhid olmadan dinin öteki esasları anlamını yitirir.
De ki: O, Allah birdir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.
(İhlâs sûresi, 112/1–4)2
Tevhidin zıddı şirk, yani Allah’a ortak koşmaktır.3 Allah’ın yarattığı bir şeye ibadet etmek, Allah’tan bağışlanmayı bir aracı vasıtasıyla dilemek ya da Allah’a ait sıfatları insanlara veya nesnelere yakıştırmak şirktir.
Allah kimdir
Allah, kâinatı yaratan ve idare eden yüce varlığın adıdır.4 Yaygın açıklamalardan birine göre kelime, Arapçadaki el harf-i tarifiyle “ilâh” anlamındaki ilâh kelimesinin birleşmesinden oluşur ve “o ilâh” demektir. Ne Arapçada ne de bu ismi kullanan diğer Müslüman milletlerin dillerinde çoğulu vardır.4
Allah’ın ortağı, dengi ve rakibi yoktur. Annesi, babası, eşi ve çocuğu yoktur. İnsan O’na aracısız, doğrudan yönelir. O hiç kimsenin ibadetine muhtaç değildir ve hiçbir şeye bağlı değildir.
O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
(Şûrâ sûresi, 42/11)2
İman esasları
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. “Allah’ın peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.”
(Bakara sûresi, 2/285)2
Cebrâil’in Peygamberimize imanın ne olduğunu sorduğu meşhur hadiste iman altı esasla tarif edilir.56
- Allah’a iman. Tek yaratıcı ve ibadete lâyık tek varlık O’dur.
- Meleklere iman.
- Kitaplara iman. Tevrat, Zebur ve İncil’in asıllarına ve Kur’an’a inanmak.
- Peygamberlere iman. Hz. Âdem’den başlayarak Nûh, İbrâhim, İsmâil, İshak, Yakub, Mûsâ ve Îsâ’ya, son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlere inanmak. Hepsi insanları yalnızca Yaratan’a kulluk etmeye çağırmıştır.
- Âhiret gününe iman.
- Kadere, hayrın ve şerrin Allah’ın ilmi ve iradesiyle olduğuna iman.
İslâm’ın şartları
Peygamberimiz İslâm’ın beş temel üzerine kurulduğunu bildirmiştir.7
- Kelime-i şehâdet getirmek, yani Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek.8
- Günde beş vakit namaz kılmak.9
- Zekât vermek, yani malından her yıl farz olan payı ayırmak.10
- Ramazan ayında oruç tutmak.11
- Gücü yetenler için ömürde bir kez hacca gitmek.12
Dinde zorlama yoktur
Dinde zorlama yoktur.
(Bakara sûresi, 2/256)2
Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır.
(Hucurât sûresi, 49/13)2
Daha fazlasını öğrenmek isterseniz kütüphanemizde Türkçe ve daha birçok dilde ücretsiz İslâmî kitaplar bulabilirsiniz.
Footnotes
-
Mustafa Sinanoğlu, Ömer Faruk Harman vd., “İslâm”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 23, s. 1–15. https://islamansiklopedisi.org.tr/islam ↩ ↩2
-
Âyet mealleri Ali Özek ve arkadaşlarının mealinden alınmıştır (QuranEnc). https://quranenc.com/tr/browse/turkish_shahin ↩ ↩2 ↩3 ↩4 ↩5 ↩6
-
Mevlüt Özler vd., “Tevhid”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 41, s. 18–24. https://islamansiklopedisi.org.tr/tevhid ↩ ↩2
-
Bekir Topaloğlu, “Allah”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 2, s. 471–498. https://islamansiklopedisi.org.tr/allah ↩ ↩2
-
Buhârî, “Îmân”, 37; Müslim, “Îmân”, 1–7. ↩
-
Mustafa Sinanoğlu vd., “İman”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 22, s. 212–219. https://islamansiklopedisi.org.tr/iman ↩
-
Buhârî, “Îmân”, 1–2; Müslim, “Îmân”, 19–22. ↩
-
İlyas Çelebi, “Kelime-i Şehâdet”, TDV İslâm Ansiklopedisi, Ek-2, s. 36–37. https://islamansiklopedisi.org.tr/kelime-i-sehadet ↩
-
M. Kâmil Yaşaroğlu, “Namaz”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 32, s. 350–357. https://islamansiklopedisi.org.tr/namaz ↩
-
Mehmet Erkal, “Zekât”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 44, s. 197–207. https://islamansiklopedisi.org.tr/zekat ↩
-
Ali İhsan Yitik, İbrahim Kâfi Dönmez, “Oruç”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 33, s. 414–425. https://islamansiklopedisi.org.tr/oruc ↩
-
Ömer Faruk Harman vd., “Hac”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 14, s. 382–397. https://islamansiklopedisi.org.tr/hac ↩